21. Yüzyılda Psikolojik Sağlamlık

21. Yüzyılda Psikolojik Sağlamlık

21. Yüzyılda Psikolojik Sağlamlık

Günümüzde dünya büyük afetler, salgınlar, ekonomik krizler, savaşlar ve soykırımlarla yüzleşmektedir. Bu olayların karşısında insanlık olarak bazılarımız hissettiği duygularla kolaylıkla başa çıkarken bazılarımız ise bu olayların karşısında güçlü kalamamaktadır. Bu olayların yanında toplumda yaşanan baskılar, eşitsizlikler ve adaletsizlikler karşısında da herkes aynı derecede güçlü kalamamaktadır. Peki o halde dünyanın ve toplumun durumu bu şekildeyken psikolojik olarak nasıl güçlü kalabiliriz? Elbette psikolojik sağlamlık ile.

Psikolojik sağlamlık, özellikle son yıllarda isminden fazlasıyla söz edilen ve bilimsel olarak sıkça araştırılan bir kavram olmuştur. Bu kavram, Latince “resilire” (geri çekilmek veya geri sıçramak) kelimesinden türemiş ve zorluklar karşında olumlu uyum sağlamakla ilgili bir kavramdır (Masten ve Gewirtz, 2006).

Çoğu insan psikolojik sağlamlığı hiç üzülmemek, sürekli güçlü görünmek olarak düşünse de aslında düşünüldüğü gibi değildir. Psikolojik sağlamlık; bireyin yaşamında karşılaştığı zorluklar karşısında dimdik kırılmadan durabilmesi değil, kırıldığında yeniden ayağa kalkıp devam edebilmesiyle ilgilidir. Daha net bir tanım yapmak gerekirse literatürde psikolojik sağlamlık, zor koşullar altında olumlu ve beklenmedik başarılar kazanma ve sıradışı durumlara uyum sağlamak olarak tanımlanmaktadır (Fraser vd., 1999).

Psikolojik Sağlamlık Neden Önemlidir?

Geldiğimiz yüzyılda psikolojik sağlamlık kavramı oldukça önem kazanmıştır. Artık birçok devlet psikolojik sağlamlığı 21. yüzyıl insanının önemli bir gerekliliği olarak görmüş ve buna yönelik psikolojik sağlamlığı geliştirme programları da hazırlamıştır. Örneğin Amerikan Psikoloji Birliğinin (APA) Psikolojik Sağlamlığa Giden Yol Programı ve UNICEF’in Psikolojik Sağlamlık İnşa Programı bu programlara örnektir (Balaban, 2021).

Bunun yanında günümüzde çoğu şirket işe alım sırasında adayların psikolojik sağlamlık becerilerinin olup olmamasını önemsemektedir. İş ortamları genel olarak stresli, riskli ve çatışmalı olabilmektedir bu nedenle çalışanların psikolojik sağlamlığının yüksek olması hem onlar için hem de işverenleri için durumu kolaylaştırmaktadır. Ayrıca psikolojik sağlamlığı yüksek olan çalışanlar şirketleri daha dayanıklı da kılmaktadır.

Çalışanların yanı sıra bireysel olarak psikolojik sağlamlık becerisine sahip olmamız önemlidir. Ekonomik zorluklar, ölümler, sağlık problemleri ve daha türlü türlü zorlayıcı durumları çoğu insan hayatı boyunca yaşamaktadır. Bu durumlar karşısında yaşadığımız duygular hayatımızı zor bir hale getirebilmektedir. Yaşadığımız bu duygularla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmek ve hayatımızı daha yaşanabilir kılmak için psikolojik sağlam olmak önemlidir.

Psikolojik Sağlamlıkta Risk Faktörleri ve Koruyucu Faktörler

Psikolojik sağlamlık hayatımızın içinde önemli bir kavram olsa da herkes bu beceriye aynı düzeyde sahip değildir. Bazılarımız zorlayıcı durumlardan sonra kolayca toparlanırken, bazılarımız için bu süreç daha uzun ve yorucu olabilmektedir. Bu noktada devreye psikolojik sağlamlığı etkileyen koruyucu ve risk faktörleri girmektedir. Bu faktörler çevresel, ailesel ve bireysel olarak ortaya çıkabilmektedir.

Psikolojik sağlamlığı zayıflatan risk faktörleri; yoksulluk, ebeveynlerdeki psikopatolojik durum ya da hastalıklar, genetik bozukluk, cinsel taciz, boşanma, doğal afetler ve terör olarak sıralanabilir. Bunun yanında psikolojik sağlam bireyler yaşamlarındaki zorlayıcı olaylarla başa çıkmada bazı “içsel” ve “dışsal” kaynaklardan yararlanır (Karaırmak, 2006).

  • İçsel koruyucu faktörler: Zeka, akademik başarı, iç kontrol odağı, özgüven, benlik saygısı
  • Dışsal koruyucu faktörler: Ailesel destek, sağlıklı çevresel koşullar

(Gizir, 2007; Karaırmak, 2006).

Psikolojik Sağlamlık Nasıl Geliştirilir?

Zorlayıcı durumlar karşısında yaşadığımız duygularla başa çıkabilmek için psikolojik sağlamlığa ihtiyacımız vardır. Psikolojik sağlamlık sonradan kazanılabilir bir beceri olduğu için bu beceriyi geliştirebilmek, güçlendirmek ve artırmak mümkündür. Bunun için APA (2012)’nın psikolojik sağlamlığı geliştirmek için belirttiği şu stratejileri uygulayabiliriz:

  • İnsanlarla bağlantı kurun: Aile, arkadaş ve diğer kişilerle iyi bir ilişki kurmak önemlidir. Empatik ve anlayışlı insanlarla bağlantı kurmak, güvenilir ve şefkatli bireyler bulmaya odaklanmak ve bu kişilerden yardım ve destek almak psikolojik sağlamlığınızı artıracaktır. Sivil toplum örgütleri ve yerel kuruluşlarda aktif olmak da sosyal anlamda destek sağlayabilir.

  • Sağlıklı olmayı teşvik edin: Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur. Doğru beslenme, uyku, sıvı alımı ve düzenli egzersiz gibi faktörler, vücudun strese uyum sağlamasına yardımcı olur. Meditasyon, farkındalık günlüğü ve yoga da etkili olabilir. Alkol ve uyuşturucu gibi maddeler ise genelde durumu daha kötü hale getirir.

  • Bir amaç bulun: Başka insanlara yardım ederek bir amaç duygusu geliştirebilirsiniz. Kendinize gerçekçi hedefler belirleyip düzenli çalışmak, özsaygınızı artırır ve psikolojik sağlamlığınızı güçlendirir.

  • Sağlıklı düşünceleri benimseyin: Olaylara hangi açıdan baktığınız, zorluklar karşısında ne kadar dirençli olduğunuzu belirler. Zorlukları felaketleştirmek yerine dengeli ve gerçekçi bir bakış açısı geliştirin. Umutlu bir bakış açısı edinmek, yaşanan zorlukların üstesinden gelmek için güç verebilir.

Sonuç

Tüm bu bilgiler ışığında psikolojik sağlamlık günümüz dünyasında yaşanan zorluklar, olaylar, afetler ve eşitsizliklerle başa çıkabilmek için kritik bir beceri haline gelmiştir. Toplum olarak bireylerin hayat kalitelerini artırmak için bu alanda daha fazla çalışma yapılmalı ve psikolojik sağlamlığı geliştirmeye yönelik programlar geliştirilmelidir. Bunun yanında bireysel olarak bu beceriyi edinmeye çalışmak da hem bireyin hem toplumun dayanıklılığına katkı sağlayacaktır. Güçlü ve dayanıklı bir toplumun inşası için psikolojik sağlamlığı daha çok önemsemeliyiz.

“Düşünceleriniz ve duygularınız olmak yerine, arkalarındaki farkındalık olun.”
— Eckhart Tolle

Kaynakça

American Psychological Association. (2012, 1 Ocak). Building your resilience.
https://www.apa.org/topics/resilience/building-your-resilience

Balaban, İ. (2021, 6 Haziran). Psikolojik Sağlamlık. Gönüllü Psikolog.
https://gonullupsikolog.org/blog/psikolojik-saglamlik-

Fraser, M. W., Richman, J. M. & Galinsky, M. J. (1999). Risk, protection and resilience: toward a conceptual framework for social work practice. Social Work Research, 23(3), 131-143.

Gizir, C. A. (2007). Psikolojik Sağlamlık, Risk Faktörleri ve Koruyucu Faktörler Üzerine Bir Derleme Çalışması. Turkish Psychological Counseling and Guidance Journal, 3(28), 113-128.

Karaırmak, Ö. (2006). Psikolojik Sağlamlık, Risk Faktörleri ve Koruyucu Faktörler. Turkish Psychological Counseling and Guidance Journal, 3(26), 129-142. https://doi.org/10.17066/pdrd.22262

Masten, A. S., & Gewirtz, A. H. (2006). Resilience in development: The importance of early childhood. Encyclopaedia Early on Childhood Development.
https://www.researchgate.net/publication/252094504_Resilience_in_Development_T

Yayınlanma Tarihi: 28 Ağustos 2025

author

Özgür Barış Sarışahin

Yazar

Twitter XLinkedIn